Öne Çıkanlar
- 1
Karşı Taraf Gerçekten Bu Kadar Düşman mı?
18 Temmuz · 6 dk okuma
- 2
Aynı Test, Farklı Hayatlar: Nöropsikolojik Testler Kültürden Ne Kadar Etkileniyor?
18 Temmuz · 7 dk okuma
- 3
Beyni Görüntülemek Yetmiyor: Neden Binlerce Katılımcı Gerekebiliyor?
15 Temmuz · 8 dk okuma
- 4
Sosyal Medyanın Öfke Aynası: Herkes Gerçekten Bu Kadar Kızgın mı?
14 Temmuz · 10 dk okuma
- 5
Unutmak Bir Hata Değilse: Beyin Bazı Anıları Neden Geri Plana Atıyor?
13 Temmuz · 8 dk okuma
Psikall Bülten
Yeni yazılar ve haftalık psikoloji notları e-postana gelsin.
Haftanın Tartışması
psikologların saçma sapan reklamlar vermesi
7 entry
Tartışmaya katıl →
Yalnız Olmamak Yetmiyorsa: Bir Çocuğun Ben Önemliyim Hissini Ne Belirliyor?
Bir çocuğun arkadaşlarının olması, kendisini gerçekten önemli ve değerli hissettiği anlamına gelmeyebilir. Psikolojide mattering olarak adlandırılan önemsenme hissi, kişinin başkalarının hayatında bir yeri olduğunu düşünmesini ifade eder. Araştırmalar, önemsiz hissetme ile yalnızlığın birbirini besleyebileceğini düşündürüyor. Bu yüzden yalnızca arkadaş sayısına değil, çocuğun ilişkilerinde gerçekten görülüp önemsendiğini hissedip hissetmediğine de bakmak gerekir.
19 Temmuz · 9 dk okuma

Kelime Aklımdaydı Ama Bulamadım: Menopoz Geçişinde Beyin Sisi
27 Temmuz · 11 dk okuma
Haftanın Bağlantısı

Tepki olarak gelişti
Davranışçılık → Yapısalcılık
Watsoncı davranışçılık, bilinci içebakış yoluyla çözümlemeyi psikolojinin merkezine koyan yapısalcı programa açık bir tepki geliştirdi. Watson, psikolojiyi bilinç öğelerinin bilimi olarak değil, davranışı yordayıp açıklamayı amaçlayan nesnel ve deneysel bir doğa bilimi olarak yeniden tanımlamak istedi. Davranışçılığın yalnızca yapısalcılığa tepki olarak ortaya çıktığı veya deneysel psikolojinin bütün önceki çalışmalarını reddettiği söylenemez. Watson bazı deneysel teknikleri ve karşılaştırmalı araştırma geleneklerini devraldı. Tepki özellikle içebakışçı bilinç psikolojisine yöneliktir; yapısalcılığın tarihsel katkılarının tamamını değersizleştiren bir hüküm değildir. Neye tepki gösterdi? İçebakışın psikolojinin temel yöntemi sayılmasına Bilincin öğelere ayrılarak alanın asli konusu yapılmasına İnsan psikolojisi ile hayvan araştırmaları arasında keskin bir yöntemsel ayrım kurulmasına…
Fikir Ağacına git →Oyun Liderleri
- 1
@batuhan5 galibiyet - 2Eski Kullanıcı3 galibiyet
Son Yazılar

Testte Başarılı, Günün Sonunda Tükenmiş: Bilişsel Yorgunluk Nasıl Ölçülür?
Bir kişi nöropsikolojik testlerde normal performans gösterebilir ve yine de günün sonunda yoğun zihinsel tükenme yaşayabilir. Çünkü testler çoğunlukla belirli bir görevin yapılıp yapılamadığını ölçer; bu başarı için harcanan çabayı, performansın ne kadar sürdürülebildiğini ve sonrasındaki toparlanma ihtiyacını her zaman göstermez. Bilişsel yorgunluğu anlamak için test puanlarının yanı sıra günlük yaşam, görev süresi, algılanan çaba ve işlevsellik de birlikte değerlendirilmelidir.
25 Temmuz · 11 dk okuma

Çoğulcu Cehalet: Sessizlik Sahte Bir Normu Nasıl Yaratır?
Bir gruptaki birçok kişi aynı görüşü özel olarak paylaşsa bile, başkalarının farklı düşündüğünü sanabilir. İnsanlar dışlanmamak için sessiz kaldığında bu sessizlik onay gibi yorumlanır ve gerçekte zayıf olan bir norm güçlü görünmeye devam eder. Çoğulcu cehalet; iklim politikaları, iş yerleri, ayrımcılığa itiraz ve alkol kullanımı gibi alanlarda görülebilir. Ancak her sessizlik görünmeyen bir çoğunluk anlamına gelmez; gerçek tutumların güvenilir biçimde ölçülmesi gerekir.
23 Temmuz · 13 dk okuma

Bedenin Alarmı Nasıl Panik Döngüsüne Dönüşüyor?
Panik sırasında yaşanan kalp çarpıntısı, nefes değişikliği ve baş dönmesi gerçektir. Ancak bu duyumlar kalp krizi, bayılma ya da kontrol kaybının kesin işareti olarak yorumlandığında korku artabilir; artan korku da bedensel belirtileri güçlendirebilir. Bu yazı, beden ile tehdit yorumu arasındaki panik döngüsünü, kaçınmanın rolünü ve bedensel duyumların her zaman felaket anlamına gelmediğini öğrenmenin neden önemli olduğunu ele alıyor.
23 Temmuz · 11 dk okuma

Terapi İyi Gidiyor mu? Yalnızca Sezgilerimize Güvenmek Yeterli mi?
Psikoterapide ilerleme her zaman kolayca fark edilmez. Belirtiler dalgalanabilir, günlük işlevsellik farklı hızda değişebilir ve terapi ilişkisine dair sorunlar açıkça konuşulmayabilir. Düzenli ölçüm bu değişimleri görünür kılabilir; ancak tek bir puan terapinin iyi ya da kötü gittiğini göstermez. Ölçüm, danışanın deneyimi, hedefleri ve klinik değerlendirmeyle birlikte ele alındığında daha anlamlıdır.
22 Temmuz · 11 dk okuma

Kendimizi Güvende Hissetmek İçin Yaptıklarımız Kaygıyı Nasıl Sürdürebilir?
Kaygı anında çıkışa yakın oturmak, nabzı kontrol etmek, cümleleri önceden ezberlemek veya sürekli güvence istemek kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak kişi kötü bir şey olmamasını kendi baş etme kapasitesine değil, bu önlemlere bağlarsa korktuğu düşünceyi sınayamayabilir. Güvenlik davranışlarının etkisi bağlama göre değişir; önemli olan davranışın gerçek bir riski azaltıp azaltmadığı ve kişinin yaşam alanını genişletip genişletmediğidir.
22 Temmuz · 11 dk okuma

Aynı Şeyi Tekrar Tekrar Düşünmek Neden Sorunu Çözmeyebilir?
Aynı konu üzerinde uzun süre düşünmek her zaman çözüm üretmez. Ruminasyon geçmişe, endişe geleceğe, olay sonrası düşünme ise sosyal yaşantılara odaklansa da hepsi tekrarlayıcı ve kontrol edilmesi güç bir zihinsel döngüye dönüşebilir. Asıl fark, düşünmenin yeni bilgi, karar ya da eylem üretip üretmemesidir. Düşünceleri bastırmak yerine, düşünme biçiminin bizi çözüme mi yoksa aynı noktaya mı taşıdığını fark etmek daha yararlı olabilir.
21 Temmuz · 7 dk okuma

Gençler Geleceklerini Kaybediyormuş Gibi Hissedebilir mi? İklim Kaygısına Gelişim Psikolojisinden Bakmak
İklim kaygısı, gençlerin gerçek bir çevresel tehdide verdiği anlaşılır bir tepki olabilir; ancak yoğunlaştığında uyku, dikkat ve gelecek planlarını zorlaştırabilir. Araştırmalar birçok gencin iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu gösteriyor, fakat bu kaygı tek başına psikolojik bozukluk değildir. Belirleyici olan, kaygının günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği ve gencin yanında ne kadar destek, kontrol duygusu ve gerçekçi umut bulunduğudur.
21 Temmuz · 9 dk okuma

Ergenler Neden Geç Yatıyor? Tembellik Değil, Biyolojik Saat Meselesi Olabilir mi?
Ergenlerin geç yatması her zaman disiplinsizlik veya telefon kullanımıyla açıklanamaz. Puberteyle birlikte biyolojik uyku zamanlaması daha geç saatlere kayabilir ve gençler akşamları daha uzun süre uyanık kalabilir. Buna karşın okulun erken başlaması uyku süresini kısaltarak hafta içi ve hafta sonu arasında sosyal jetlag yaratabilir. Telefon, ışık ve düzensiz alışkanlıklar bu gecikmeyi artırabilir; ancak ergen uykusu biyoloji ile günlük yaşamın birlikte şekillendirdiği bir süreçtir.
19 Temmuz · 8 dk okuma
Sözlük
Sözlükten kavramlar
Klinik Psikoloji
Anksiyete
Anxiety
Gelecekteki olası tehditlere yönelik hissedilen belirsiz ve yaygın kaygı durumudur.
Sosyal Psikoloji
Tutum
Attitude
Bireyin bir nesneye, kişiye ya da duruma yönelik geliştirdiği kalıcı değerlendirme eğilimidir.
Gelişim Psikolojisi
Bağlanma
Attachment
Bireyin özellikle bakım veren kişiyle kurduğu, güvenlik ve yakınlık arayışına dayalı duygusal bağdır.
Nöropsikoloji
Bellek
Memory
Bilgilerin kodlanması, depolanması ve gerektiğinde geri çağrılması süreçlerinden oluşan zihinsel sistemdir.

